Mucize - R.J. Palacio || Kitap Yorumu

03:34:00 dragon's bookshelf 12 Comments Category : , , , , , ,

Mucize
Orijinal Adı: Wonder
Yazar: R.J. Palacio
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 334
Çevirmen: Berna Sirman
Puan: :jsenn::jsenn::jsenn::jsenn::jsenn:

Arka Kapak;
Kaderinde Sıradışı Olmak Varsa Sıradan Kalamazsın…
Merhaba, adım August. Size nasıl göründüğümü anlatmayacağım. Aklınıza ne geliyorsa muhtemelen ondan daha kötü görünüyorumdur.
August (Auggie) Pullman yüzünde fiziksel bir bozuklukla doğduğu için, normal bir okula gidemiyordu… şimdiye kadar. Yakında Beecher Ortaokulu'nda beşinci sınıfa başlayacak ve ömrünüzde bir kere bile "yeni çocuk" olduysanız, bunun ne kadar zorlu olduğunu tahmin edebilirsiniz. Dondurma yemek ve Xbox'ında oyun oynamak gibi sıradan şeyleri seven Auggie aslında sadece sıradışı yüzü olan, sıradan bir çocuk. Peki, yeni sınıf arkadaşlarını, görünüşünün ardında kendisinin de onlar gibi olduğuna ikna edebilecek mi?

Değerlendirme;
Yeniden yorum yazmanın verdiği rahatlık... Tek kelimeyle anlatılamaz bir şey. Karşınıza harika bir kitap ile geldim. Yabancı blogger/youtuber'ları takip ediyorsanız her birinin büyük bir aşk ile bahsettiği Wonder'ın yorumunda görecekleriniz sizi pek şaşırtmayacaktır. Eğer okuduysanız ne güzel, çünkü bu yorum biraz sohbet tarzında ilerleyecek biricik okuyucularım. Çok uzatmadan hemen yoruma girelim.

Her kitabın kapağı konusuyla bağlantılıdır. Her kitabın demesek bile bir çoğunda bu harmoni bulunur. Açık olayım, genellikle basit minimal kapaklar bana tadında olmadığı sürece boş gelir. Her zaman bir parça daha ayrıntı isterim. Sizi boğmayacak, ufak dokunuşlar. Mucize'yi ilk elime aldığımda kapağın bana biraz yalnız kalmış geldiğini itiraf etmek istiyorum. Sanki bir şeyler daha olmalı gibiydi. Tatlı bir mavi arka fon ve önünde neredeyse beyaz bir illüstrasyon ve mütevazı bir yazı stili. Hani bir şeyler eksik demek değil yalnız kalmak aslında, sadece kapağından itibaren değişik bir yalnızlık vardı kitapta. Ama sonradan neden sadece bununla kalındığını anladım, çünkü zaten hikâye insanların eksikliklerine, parçalarına ve benliklerine o kadar çok değiniyor ki, kapakta gördüğünüz August o basit illüstrasyon ile birlikte kafanıza kazınıyor. Bu da yetmiyormuş gibi tüm karakterleri bu şekilde görmeye başlıyorsunuz. Çok tuhaftı, çünkü ciddi bir betimlemesi olmadığından August'un tüm özelliklerini kapaktaki karaktere göre değerlendiriyorsunuz. En azından benim yaşadığım tam olarak buydu. Zaten hikâyenin kışına katıldıktan sonra kapağın yalnız kalmış olması bana daha anlamlı, daha dolu geldi.

Ana karakterimiz bir yüz anormalisi ile doğmuş beşinci sınıf öğrencisi August. Aslında kitabın bir çok kısmında geçtiği şekilde söylemem gerekirse Auggie. Kendisi tam anlamıyla normal bir çocuk. Bunu iyi hissedin diye demiyorum, gerçekten normal biri. Çılgın bir Star Wars hayranı, Xbox oyuncusu, her çocuk gibi dondurma sevgisi ile karşımıza çıkan Auggie'nin onu sıradışı kılan iki özelliği var. O kocaman kalbi ve sıradışı yüzü.

Kitabın genelinde tam altı karakter daha var, öğretmen, arkadaş... Nereden isterseniz isteyin, türlü şekilde August'u gözlemleyebileceğiniz değişik düşüncelerin içine giriyorsunuz. Çoğu karakterin kendi düşüncelerine göre şekillenmiş olduğundan ise dümdüz bir kitap okumak yerine sürekli değişen, sürekli genişleyen bir kurgu ortaya çıkıyor.
Öncelikle, bu tarz bir şeyin bir ailenin, bir çocuğun hayatına nasıl etki ettiğini düşünemem. Bu çok zor, çünkü yaşamadan uzaktan konuşan insanlardan biri olamadım hiçbir zaman. Size yalan söylemeyeceğim, gerçekten ufak bir çocuğun başına gelebilecek en zor şeylerden biridir belki de bu. Hayatı boyunca kendini baskıda hissetmesine sebep olacak bir şey belki de. Kimse bilemez elbette, ancak öyle değerli bir çocuğu hayatımda tanıma fırsatına ulaşmış biri olduğumdan bu kitaptan sonra daha net bazı şeyleri gördüm.
Yüzünde doğum lekesi olan dünyalar değerlisi bir kardeşim var. Kardeşim diyorum, çünkü büyümesini bizzat izledim, birlikte oyunlar oynadık, yemekler yedik, filmler izledik, her şekilde elimden geldiğince hayatının parçası oldum. Ve Auggie'yi okurken ister istemez küçük arkadaşım gözlerimin önüne geldi. Onun hayatında ne gibi zorluklarla karşılaştığını gördüm. Beşinci sınıfa giden çocukların fikirlerinin bu kadar oynanabilir ve korkulu olmasından dolayı küçük August'a haksızlık yapan kimseye kızamadım. Çünkü hepsi zaten büyüme evresinde olan ufak zihinler. Bu yüzden anlamadıkları şeyden korkmaları bana aşırı acımasızlık gibi gelmedi. Ama yetişkinlerin ön yargıları elbette insanları düşündüren bir konu.

Kitabın neden çocuk kitabı formatında yazıldığını başta anlamamıştım. Ana karakter on yaşında, bazı şeyler okurken garipseyeceğim kadar küçük. Geçmişte kendi okul hayatımı bana hatırlatsa da yine de uzak anılar olduğundan tuhaf gelmişti. Kitabı kapattığımda ise tıpkı kapağa verdiğim anlam gibi -elbette kendimce- buna da bir anlam koydum. Sebebi sanırım bu kitabı herkesin okumasının istenmiş olması. Bu kitabımı alın çok satsın kafasında bir davranış değil kesinlikle, bu daha çok bu kitabı alın, okuyun, dikkat edin ve kendi tavırlarınızı gözden geçerek insanların hayatlarını ne kadar etkileyebileceğinize dair bir fikir edinin temalı bir düşünceydi benim gözümde. Çünkü her insan bir mucize ve "sorunu" -sorunun kime göre neye göre sorun olduğu kısmını geçersek- ne olursa olsun dünyaya bazı şeyleri değiştirmek için geliyoruz. Bu en kötümüz için de, en iyi olanımız için de geçerli. Sadece çocuk kitabı zannetmemeniz için söylüyorum bunları. Elinize aldığınız bu yalnız kapaklı kitap sizlere çok şey katabilir. Bunu bilmenizi istiyorum sadece.
Dediğim gibi kitaptan sonra hayatımdaki bu güzel insanı ne kadar çok sevdiğimi fark ettim. Belki bir gün şansı olur da bu yorumu okursa diye söylüyorum, sen kendini biliyorsun küçük arkadaşım ve Sinem ablan her zaman yanında, seni kitaplar kadar çok seviyorum.
Bilemiyorum, son zamanlarda okuduğum duygusal kitapları biraz sönük bırakacak kadar gerçek bir hikâyeydi Mucize. Gerçekti diyorum, çünkü dünyanın bir yerinde, hayatını öyle zor şartlar altında sürdüren, korkulanlar yüzünden anlamlandırılamayan, bir yere sığmadığını hisseden ve belki de bunun için kendini suçlayan binlerce hatta yüz binlerce çocuk var. Şuan bunu yazarken bile hiçbir insanın aslında kötü olmadığını, sadece anlaşılamayan şeylere konan tepkiler olduğunu düşünüp duruyorum. Sanırım yanılmıyorum, nasılsa hepimiz anlayamadıklarınmızdan dolayı çevremize tepkiler veriyoruz, sınırlar koyuyoruz. Bu yüzden hiçbir şey bana saf kötülük gibi gelmiyor artık.
Sizden bir şey rica etmek istiyorum. Eğer gerçekten bir kitap almak istiyorsanız, gerçekten size bir şeyler katacak kitaplar istiyorsanız bu zamana kadar alın diye bağırdığım tüm kitapları bir süre beklemeye alın. Mucize'ye bir şans verin. Dilerim siz de benim gibi hissedeceksiniz bu kitabı okurken. Ve eğer gerçekten hayatınızı değer yaşamak istiyorsanız nazik olun. Sanırım çıkarılabilecek en güzel ders bu oldu.
Sizi seviyorum.

İyi okumalar.

RELATED POSTS

12 yorum

  1. yaa çok merak ediyorum bunuu ^^ en kısa zamanda alıp okuyacağım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka okumalısın demekten başka bir şey yapamıyorum açıkçası. Mutlaka mutlaka! <3

      Sil
  2. Ya nedense benim fuarda bu kitap çok dikkatimi çekmemişti. O ara sadece elenor & park kitabini bitmeden almak istiyordum. Bu yüzden gözüm başka bir şey görmedi sanırım :D
    Yorumundan sonra acayip merak ettim!! Pegasus'a yalvarsam bana bu kitabı yollasa bende ona bebekler gibi baksam... Hayaller ve hayatlar -.-

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya elanor ve park'ı alırken insanlar mucizeye parmağımı çok uzatmadığıma yanıyorum. Keşke fuardan önce bir şekilde okumuş olsaydım. Kesinlikle elanor'un yanına sana bunu da verirdim. :D

      Sil
  3. Harfi harfine yazdıklarını hissettim galiba. İnanılmaz etkileyici bir kitap!

    YanıtlaSil
  4. Yeni aldim bu kitabi acaba cocuk kitabi mi diye arastirirken yorumunuzu okudum.Bakalim nasil bir etki bırakacak bitirince.İyi okumalar..

    YanıtlaSil
  5. Taşınız kaç ? bu arada 33 yaşında biri okuyabilir mi bu kitabı ? 😆😁

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben şuan on dokuz yaşındayım ama yorumda da belirtmiş olduğum gibi kitabı on yaşındaki insanlar da, yetmiş yaşındaki insanlar da okumalı. Kesinlikle özel bir kitap, alıp okumanızı öneririm.

      Sil
  6. 13 yaşındakı kızım kitabi aldı.bana tavsiye etti.gerçekten başarılı buldum.

    YanıtlaSil
  7. 13 yaşındakı kızım kitabi aldı.bana tavsiye etti.gerçekten başarılı buldum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize çok sevindim, bildiğiniz üzer eben de fazlasıyla bağlandım kitaba :)

      Sil
  8. teşekkür ederim kardeşim

    YanıtlaSil